Çarşamba, Nisan 18, 2012

Adalet !

 https://encrypted-tbn3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTw28FgwtfVmKbOfIsNp6NNjpXd9rxuQG4gdt5NFJD4xY_qXywkKQ

İslamiyet'in doğuşu sırasında gördüğü dirençten dolayı Hz. Muhammed (S.a.v.) Medine'ye göç etti. Orada güçlendikten sonra kurduğu ordu ile Mekke'ye geri döndü. Amacı Mekke'ye girmek ve ordaki insanların taptıkları Kabe'deki batıl putları yok etmekti.

Mekkelileri yenen Hz. Muhammed (S.a.v.) ordusuyla birlikte hemen Kabe'ye gitti. Ancak Kabe kapısında bir problemle karşılaştılar. Mekkeliler... için çalışan bekçi Hz. Muhammed'in (S.a.v.) ve ordusunun Kabe'ye giremeyeceğini söyledi. Ona "Senin ordun savaşı kaybetti" dediler. O'da "Buraya ancak beni öldürdükten sonra girebilirsiniz" dedi. Askerler onu etkisiz hale getirip kenara çektiler ve Kabe'nin anahtarını alıp, kapıyı açtılar. Hz. Muhammed (S.a.v.) ve etrafı Kabe'ye girdi ve tüm putlar kırıldı.

Tam Kabe'den çıkarken Hz. Muhammed'in (S.a.v.) en yakın dostu ve amcası olan Hz. abbas, "Ya Resulallah buranın anahtarını bana ver, buradan ben sorumlu olayım" dedi. Kabe o günkü Müslümanlar için çok önemliydi. Bu günde Kabe islam dünyası için kutsal bir yerdir.

Hz. Muhammed (S.a.v.) etrafına bakındı ve Hz. Abbas'a; "Şu ordusu kaybettiği halde, görevini yapmak için çalışan ve bizi içeri sokmayan bekçiyi getirin" dedi. Bekçiyi Hz. Muhammed'in (S.a.v.) karşısına getirdiler. Hz. Muhammed (S.a.v.) Kabe'nin anahtarını ona uzatarak, "Al bu anahtarı ve bundan sonra bu görevi bizim için yap" dedi. Bu adalet karşısında şaşıran bekçi hem görevi kabul etti, hemde inançlı bir kişi oldu.

Ve Hz. Muhammed (S.a.v.) Hz. Abbas'a ve etrafındakilere şu sözleri söyledi; " Siz de bundan sonra, benim gibi emaneti ehline teslim edin."

Emanetin ehlinde olmadığı bir yönetimde iki önemli problem mevcuttur. Birincisi işinin ehli olmayan bir kişinin hem kendi sorumluluğunda olan işini, hemde yönettiği kaynakları verimli kullanması söz konusu değildir. İkincisi, emanetin ehlinde olmadığı bir yönetimden rahatsız olan gerçek yetenekli kişilerin  verimli çalışmalarının yok olmasıdır.

Russel Herman Conwell | Elmas Tarlaları | Çeviri : Melik Duyar