Gemi limanda güvenlidir ama gemiler limanda beklemek için yapılmaz!

Ne çok konfor meraklısı olduğumuzun farkında mısınız? O kadar garantici olduk ki zengin kız fakir oğlan aşkları bile yaşanmıyor artık. Şansımızı zorlamıyoruz, haddimizi aşmıyoruz.
Olmayacak duaya amin denmez” diye bir atasözümüz var, muhtemelen üşengeç bir atamız tarafından söylenmiş. Zaman kurgusuna göre düşününce böyle düşünce biçimlerinin bize ne kadar zarar verdiğini görmek mümkün.
İşsizlik oranı aldı yürüdü de bizlerin hiç mi kabahati yok? Kendimiz mesleksizleştiğimiz yetmedi, çocuklarımızı da mesleksizleştiriyoruz. Yazları çocuğunuzu çalıştırın önerisinde bulunduğunuz aileden “Ama çocuk bütün sene çalıştı, yazın “3 aycık” dinlenmesin mi?” cevabını alıyorsunuz.
Sanki bütün sene CERN’de deney yaptı, doğal enerji kaynağı keşfetti ya da yeni bir element buldu ufaklık. “Bu çocuk bütün yıl bı kadar yorulduysa evdeki iPad’e yüzlerce oyunu da ben yükledim herhalde.
Ne iş olsa yaparım” ile “Bunca yıl bu işi yapmak için mi okudum” arasına sıkıştı kaldı gençlerimiz. İşe alıma sıfır kilometre, el değmemiş bir tecrübeyle gelen genç arkadaşla rakamları konuşurken “Ama arkadaşım XXCELL 3500 lira maaş ile iş başladı?” demesiyle aslında bir insanın hakkını, değerini arkadaşına XXCELL’in verdiği (o da rivayet) rakam belirlemeye başladığını üzülerek fark ediyorsunuz. “Ben bu rakamı istiyorum çünkü hak ediyorum” demeye dilinin varmaması da üzücü.
Onun, bunun, şunun, öğrencinin, girişimcinin filan değil hata, hepimizin. Nazım Hikmet diyor ya hani, “Kabahat senin, Demeğe de dilim varmıyor ama. Kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”
Güvenli limanlar peşinde koşmaktan artık vazgeçelim.  Artık öyle kabuğa çekilip de 40 yıl etliye sütlüye dokunmadan yaşama devri kapandı. Aynı yerde kalmak için bile koşmak zorundasın. İyi gitmeyen şey kötü gidiyor, büyümüyorsa küçülüyor. Kendimizi geliştirmiyorsak, zayıflıyoruz. Okumuyorsak, tüketiyoruz.
Güvende hissetmenin tek yolu artık risk almak. Yeniliklere açık olmak, kendini zorlamak, zora koşmak.
Hayaliniz sizi korkutmuyorsa, heyecandan kalbiniz yerinden çıkacak gibi olmuyorsa, yanlış hayaller peşinde koşuyor olabilirsiniz.
Artık kıralım algılarımızın duvarlarını, kendimize her şeyin en kolayını layık görmekten vazgeçelim.
Büyük hayaller kurduğunuzda “Sana mı kaldı? Bir akıllı sen misin? Kendini Süperman filan mı sanıyorsun? Şu neyine yetmiyor?” sorularını soranlardan koşarak uzaklaşın.
Günleri sayma, sayılmaya değer günler yaşa” diyor Muhammed Ali.
Yoksa bir takvimden ne farkı kalır yaşadığımız hayatın?
Muhammed Ali
Kaynak : www.omerekinci.com

Bu blogdaki popüler yayınlar

Youtube Oynatma Listesi (Playlist) Toplu Video İndirme

Asp.NET MVC Eğitimi (Örnek Proje )

Mozilla Firefox Yer İmlerinin Yedeğini Almak ve Geri Yüklemek !. ( Resimli Anlatım )