Pazartesi, Mayıs 20, 2013

80/20 Kuralı – Pareto Prensibi ?


1906 yılında İtalyan Ekonomisti Vilfredo Pareto ülkesindeki zenginliğin insanlar arasında nasil paylaşıldığını merak ediyor ve şunu buluyor: Ülkede Üretilen tüm zenginliğin (katma değerin) 80%’inin sadece en zengin 20%sinin kontrolünde. Vay adi kapitalistler memleketin kaynaklarını sömürüyorlar diyeceğine, aynı çalışmayı İngiltere için de yapıyor. Sonuç aynı. Arkadaşı İngilterede kesmiyor, çalısmayı Fransa ve Almanyada yapıyor. Bingo. Sonuç üç asağı beş yukarı hep aynı çıkıyor.
Wikipediadaki pareto prensibi sayfasına baktım. Dünyadada değisen bir durum yok. Dunyadaki zenginliğin dağılımı aşağıda gösteriliyor.
Bu noktada bu aralar Amerikada “wall streeti işgal et” konulu protestoları hatırlatmak isterim.Amerikada artan işsizlik oranları artık halkı soğa dökecek hale gelmiştir.Biz hep Amerikayı yüksek refah düzeyine sahip bir ülke olarak biliriz. her ne kadar bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için %9- %10 luk işsizlik oranları tipik gelse de ABD gibi bir ülkede halkı sokağa dökebiliyor.Her neyse konumuzdan kopmadanşunu söylemek istiyorum: ABD’de gelirin %99′u sadece ve sadece %1 lik bir kesimin elinde bulunuyor.Son günlerde bu haberleri siz de ekranlardan izliyorsunuzdur.Bu örnekten hareketle pareto ilkesini haırladım ve sizlerle paylaşmak istedim. Şimdi aşağıdaki verilere bir bakalım.



Distribution of world GDP 1989
NÜFUSUN DAĞILIMI GELİR
en zengin 20% 82.7%
2.zengin 20% 11.7%
3.zengin 20% 2.3%
4.zengin 20% 1.4%
en fakir 20% 1.2%
Tam Olarak 80/20 kuralı ne?
Yukarıdaki örneğe bakarak bunun sadece bir istatistik bilgisi olduğunu düşünebilirsiniz. Bu sadece istatistiğe sığmayacak bir mantalite. Kısaca açıklamak gerekirse, herhangi bir işte sonuçların 80%’i girdilerin sadece 20%’inin etkisiyle olusuyor. Bu cümleyi okuyorsanız, durun. 2 dakika yukaridaki kalın cümleyi düşünün.
Aslında pareto prensibi, 80/20 kuralı, bayağı iyimser bir tahmin. Çünkü çoğu zaman bu oran 90/10, hatta 95/5 gibi bişey. Burada dikkat etmeniz gereken nokta rakamlar değil, şu: hayatınız boyunca yaptığınız işlerin aslında küçük bir kısmı (20 %) sizin şu andaki başarı, mutluluk, gelir vs.nizin 80% ini belirliyor.
Örnekler:
Betfair.com, dünyanın en buyuk bahis sitelerinden biri, gelirlerinin 90%ini müşterilerinin sadece 10%’unden kazanıyor.
Dünya üzerinde 6700 dil konusuluyor. Bunların sadece 100 tanesi (yasklaşık olarak 1.5 %) dunyadaki insalarin 90% tarafından kullanılıyor.
Amerika dünya nüfusunun sadece 5%’ini olusturur, ama kokain, eroin vs. gibi malumatin neredeyse 50%’i amerikada kullanilir.
Bilim adamlarının 20%’inden az bir kısmı, önemli bilimsel gelismelerin 80%’ini üretir.
Amerikada hırsızların 20% toplam çalınan malların 82%ini götürüyor.
At yarışlarında, jokeylerin sadece 20% yarışların nerdeyse 90%’ini kazanıyor.
80/20 kuralı sizin ne işinize yarar?
Eger herhangi bir alanda sonucların 80%ini, girdilerin sadece 20%i belirliyorsa, yapmanız gereken şey cok basit.
1. önemli olan 20%’lik girdileri bulmak.
2. Zamanınızn büyük kısmını bu 20% üzerinde harcayarak, daha kaliteli sonuçlar almak.
Örnekle aciklayayim:
Elinizdeki websitelerinin son bir aydaki gelilerini bir kağıda yazın, ve bunları yukarıdan aşağiya gelir miktarına göre sıralayın. Bir aylık toplam gelirinizi bulun. Her websitenizin gelirinin toplam gelire oranını bulun. Kısacası aşağıdaki gibi bir tablo oluşturun.
Site Gelir Oran
A 100 40%
B 60 24%
C.. 30 12 %
D…
E…
F….
Toplam gelirinizin 80%’ine karşılık gelen en üstteki siteleri işaretleyin. Mutlaka 80′e denk gelmesine gerek yok. 70-90 arasında olmal. Peki şu ana kadar ne yaptık. Yukarıda yazdığım 1. numaralı madde, yani önemli olan 20%’lik girdileri bulduk. Benim yukarıdaki örneğimde bunlar A, B ve C siteleri. Benim icin en iyi olan şey bundan sonra sadece A,B,ve C siteleri icin uğraşmak, bu da yukarıdaki 2 numaralı madde. D,E,F… gibi siteler yeteri kadar gelir üretmiyor. Bu siteler icin zaman harcayacağıma A,B ve C siteleri için uğrasırım, daha çok para kazanırım.
Aynı analizi kendi işletmeleriniz içindeki farklı mitarlarda gelir getiren ürünleriniz için yapın. 80/20 kuralı hayatın her alanına uyar. Yapmanız gereken 80%’lik sonuçları üreten 20%’lik girdileri bulmak ve onlarn üzerinde odaklanmak. çünkü zamanınızı yiyen 80% aslında size pek fazla getiri sağlamıyor.

Gemi limanda güvenlidir ama gemiler limanda beklemek için yapılmaz!

Ne çok konfor meraklısı olduğumuzun farkında mısınız? O kadar garantici olduk ki zengin kız fakir oğlan aşkları bile yaşanmıyor artık. Şansımızı zorlamıyoruz, haddimizi aşmıyoruz.
Olmayacak duaya amin denmez” diye bir atasözümüz var, muhtemelen üşengeç bir atamız tarafından söylenmiş. Zaman kurgusuna göre düşününce böyle düşünce biçimlerinin bize ne kadar zarar verdiğini görmek mümkün.
İşsizlik oranı aldı yürüdü de bizlerin hiç mi kabahati yok? Kendimiz mesleksizleştiğimiz yetmedi, çocuklarımızı da mesleksizleştiriyoruz. Yazları çocuğunuzu çalıştırın önerisinde bulunduğunuz aileden “Ama çocuk bütün sene çalıştı, yazın “3 aycık” dinlenmesin mi?” cevabını alıyorsunuz.
Sanki bütün sene CERN’de deney yaptı, doğal enerji kaynağı keşfetti ya da yeni bir element buldu ufaklık. “Bu çocuk bütün yıl bı kadar yorulduysa evdeki iPad’e yüzlerce oyunu da ben yükledim herhalde.
Ne iş olsa yaparım” ile “Bunca yıl bu işi yapmak için mi okudum” arasına sıkıştı kaldı gençlerimiz. İşe alıma sıfır kilometre, el değmemiş bir tecrübeyle gelen genç arkadaşla rakamları konuşurken “Ama arkadaşım XXCELL 3500 lira maaş ile iş başladı?” demesiyle aslında bir insanın hakkını, değerini arkadaşına XXCELL’in verdiği (o da rivayet) rakam belirlemeye başladığını üzülerek fark ediyorsunuz. “Ben bu rakamı istiyorum çünkü hak ediyorum” demeye dilinin varmaması da üzücü.
Onun, bunun, şunun, öğrencinin, girişimcinin filan değil hata, hepimizin. Nazım Hikmet diyor ya hani, “Kabahat senin, Demeğe de dilim varmıyor ama. Kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!”
Güvenli limanlar peşinde koşmaktan artık vazgeçelim.  Artık öyle kabuğa çekilip de 40 yıl etliye sütlüye dokunmadan yaşama devri kapandı. Aynı yerde kalmak için bile koşmak zorundasın. İyi gitmeyen şey kötü gidiyor, büyümüyorsa küçülüyor. Kendimizi geliştirmiyorsak, zayıflıyoruz. Okumuyorsak, tüketiyoruz.
Güvende hissetmenin tek yolu artık risk almak. Yeniliklere açık olmak, kendini zorlamak, zora koşmak.
Hayaliniz sizi korkutmuyorsa, heyecandan kalbiniz yerinden çıkacak gibi olmuyorsa, yanlış hayaller peşinde koşuyor olabilirsiniz.
Artık kıralım algılarımızın duvarlarını, kendimize her şeyin en kolayını layık görmekten vazgeçelim.
Büyük hayaller kurduğunuzda “Sana mı kaldı? Bir akıllı sen misin? Kendini Süperman filan mı sanıyorsun? Şu neyine yetmiyor?” sorularını soranlardan koşarak uzaklaşın.
Günleri sayma, sayılmaya değer günler yaşa” diyor Muhammed Ali.
Yoksa bir takvimden ne farkı kalır yaşadığımız hayatın?
Muhammed Ali
Kaynak : www.omerekinci.com

Pazar, Mayıs 19, 2013

1 Milyar Dolarlık Türk Sanayici Nokia 3310'unu Neden Değiştirmiyor?

Bir sanayici iş adamı düşünün;
  1. İSO’ya göre Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu arasında 57. Sırada olan
  2. Yine Özel sektör sıralamasında 51. Sırada olan
  3. Türkiye’nin en çok vergi veren kuruluşları arasında 72. sırada olan
  4. 2000 çalışanı bulunan
  5. Kendi pazarında %75’in üzerinde Pazar payına sahip
  6. Yüze yakın ülkeye ihracatı bulunan
Bir şirketin kurucusu.
Üstelik babadan kalmış bir şirket değil, 1972 yılında babası ve kardeşleriyle birlikte Eminönü’nde bir dükkanda başlamış bir ticaretin bugünkü hali bu.
Bu devasa sanayi şirketinin kuruluşuna ortaokul mezunu olarak imza atan bu sanayici, şirketini büyütürken bir yandan da önce liseyi, sonra üniversiteyi bitirerek 50 yaşından sonra da doktora derecesi alacak kadar da azimli. Üstelik de 50 yaşında bir sanayi devinin kurucusu olarak, derslerini aksatmadan. Yani hakkını vererek.
Yatırımcısı ya da ortağı olmaksızın, halka açılmaksızın bu ölçeğe ulaşmış, 1 milyar USD büyüklüğü aşmış tek Türk şirketi aynı zamanda bu sanayi devi. Daha da büyüyeceği aşikar, sürekli yeni yatırımlarla, yeni pazarlara açılıyor ve bu büyümeyi de yatırım, yatırımcı ya da ortak almadan, kendi öz sermayesiyle sağlıyor.
Sporun ve sporcunun dostu desem, bu dev sanayi kuruluşunun kim olduğunu hemen anlayabilirsiniz.
Fıratpen’den ve kurucusu Nevzat Demir’den bahsediyorum.
Nevzat Demir
İnternette kendisi ile ilgili aradığınızda pek az şey bulabilirsiniz. Mikrofonlara konuşmaz, şov yapmayı pek sevmez. İmaj gibi bir derdi yok ama gerçekten sağlam bir duruşu var.
Aslında bu kadar bilgiyi ardı ardına yazmamın bir nedeni var. Nevzat Demir,  1 milyar USD’ın üstünde bir dev sanayi grubunun sahibi bir sanayici olmasına rağmen, cep telefonunu çıkardığı zaman çok şaşırabilirsiniz. Cebinden gururla çıkardığı cep telefonu Nokia 3310
Gazetelerde defalarca yer edinmiş bu haberi geçtiğimiz günlerde oturup defalarca okudum. Altındaki yorumlara baktım. Ne haberin kaleme alışında, ne de yorumların “yorumlanışındaki” felsefe anlaşılamamıştı.
Belgrad Ormanı’ndaki Pazar koşularımız sırasında Nevzat Demir birdenbire cep telefonunu çıkarttı. Piyasada 20-30 liralar mertebesinde satılan Nokia 3310’u gösterdi.
“Bak” dedi. “Bak, ben bu cep telefonunu 16 yıl önce aldım. Daha da 4 sene kullanacağım. Niye? Çünkü benim 16 yıl önce ürettiğim Fırat markalı pencere tam 20 yıl sapasağlam kalıyor, 20 yıl kullanılıyor. Eğer ürettiğimden daha hızlı tüketirsem, tüketimin elinde oyuncak olurum.
Ya üreterek var olacağız, ya tüketerek yok olacağız.
Garip gelebilir, çok fazla ince hesap yapmış diyebilirsiniz. Ama aslında burada bir cep telefonu ve bir Fırat marka pencerenin çok ötesinde derin bir düşünce sistematiği ve felsefe yatıyor.
Kredi kartları ceplerimize, cüzdanlarımıza özenle yerleştirildi, maaşının 5-10 katına kadar kullanım limiti olan, “borçlu birey”e dönüştürüldük.
Üretimi, sanayi şirketlerinden beklemek, tüketimi kendi üstümüze almak işin kolayı. Ve hiçbir şey için yeterli değil. Ne GSMH için, ne cari açık için, ne temiz bir çevre için, ne de kalkınma için.
Her birimiz bir sanayi kuruluşu gibi davranmadan, üretimimize, tüketimimize, borcumuza, alacağımıza dikkat etmeden, her adımımızı dikkatli atmadan kalkınma mümkün değil.
Nevzat Demir anlayana iyi bir ders veriyor aslında. “Fıratpen nasıl bir üretim devi ise, az tüketerek çok üretiyor ise, ben de bir bireysel üretim deviyim” diyor. “Az tüketir, çok üretirim.
Öğrenci de olsak, çalışan da olsak, ev hanımı da olsak. Tüketimi dengeleyip, bireysel üretimimizi arttırmak geleceğimize, çocuklarımıza olan borcumuzdur, unutmayalım.
Aklımızdan hiç çıkarmayalım, ya tüketerek yok olacağız, ya üreterek var olacağız.


Kaynak : www.omerekinci.com

Perşembe, Mayıs 16, 2013

Nokia Lumia 928

 Verizon Nokia Lumia 928 Windows Phone

Finlandiyalı cep telefonu üreticisi Nokia, piyasadaki rekabette yeni kozu olacak Lumia 928'i resmen duyurdu.

Nokia, beklendiği gibi 4.5-inç büyüklüğünde AMOLED ekrana sahip olan yeni amiral gemisi Lumia 928'i duyurdu. Cihaz Carl Zeiss lensli ve xenon flaşlı 8.7-megapiksel arka kamera ile gelecek.

140 desibel ses kaydı

Çift çekirdekili ve Lumia 920’nin geliştirilmiş versiyonu olan Lumia 928 1080p 30fps video ve 140 desibel ses kaydı yapabiliyor.

NFC de var 4G de

Lumia 920’ye göre 0.4mm daha ince olan Lumia 928 gücünü 1.5GHz Krait işlemciden alıyor. 1GB Ram, 32GB dahili depolama alanı, 2.000mAh batarya bulunan cihaz, 1280×768 piksel çözünürlüğe sahip telefonda ayrıca Bluetooth 4.0, 4G LTE desteği, çift kanal Wi-Fi, NFC ve kablosuz şarj özelliği bulunuyor.




 Verizon Nokia Lumia 928 Windows Phone
 Verizon Nokia Lumia 928 Windows Phone


Verizon Nokia Lumia 928 Windows Phone



Verizon Nokia Lumia 928 Windows Phone



Verizon Nokia Lumia 928 Windows Phone

Çarşamba, Mayıs 15, 2013

Pazartesi, Mayıs 13, 2013

Görsel TV Ücretsiz Kursları Udemy.com Üzerinde Takipçilerine Sunuluyor!

 

Bilgisayar, programlama konularında ücretsiz eğitimlerini kurs olarak Udemy üzerinden yayınlamaya başlayan Görsel TV takipçilerine jestlerine devam ediyor. Takip etmenizi tavsiye ederim.


Udemy.com platformu üzerinden 11 tane kursu ücretsiz olarak veriyor.
https://www.udemy.com/u/rcegitim/

Eğer facebook üyesiyseniz udemy.com sitesine direk giriş yapabilirsiniz.

Ücretsiz Kursların Listesi

C# ile OOP Giriş
https://www.udemy.com/gorseltv-csharp-ile-oop-giris-gorsel-egitim/

MySQL ile PHP Girişhttps://www.udemy.com/gorseltv-mysql-ile-php-giris-gorsel-egitim/

Photoshop CS6 Araçları
https://www.udemy.com/gorseltv-adobe-photoshop-cs6-araclari-gorsel-egitim/

Photoshop CS6 Giriş
https://www.udemy.com/gorseltv-adobe-photoshop-cs6-giris-gorsel-egitim/

After Effects Öğreniyorum
https://www.udemy.com/gorseltv-adobe-after-effects-cs6-giris-gorsel-egitim/

PHP ile Web Programlamaya Giriş
https://www.udemy.com/gorseltv-php-ile-web-progralamaya-giris-gorsel-egitim/

PHP ile OOP Veritabanı işlemleri Gir
https://www.udemy.com/gorseltv-php-oop-ile-veritabani-islemleri-giris-gorsel-egitim

Dreamweaver CS6 ile Dinamik Tasarım Giriş
https://www.udemy.com/gorseltv-dreamweaver-cs6-ile-dinamik-web-tasarim-giris-gorsel-egitim/

Teknoloji İnsanları için İngilizce
https://www.udemy.com/gorseltv-teknoloji-insanlari-icin-ingilizce-gorsel-egitim/

Codeigniter Framework
https://www.udemy.com/gorseltv-codeigniter-framework-giris-gorsel-egitim/

Nar Web Sitesi PSD to CSS Arayüz Çevirme
https://www.udemy.com/gorseltv-nar-web-site-psd-to-css-arayuz-cevirme-gorsel-egitim/

Cuma, Mayıs 10, 2013

Niyazi Saral ile Çizgi TAGEM'in Kapanması Üzerine Ropörtaj

 
Binlerce bilişim işçisi ve bilgisayar eğitimlerini tamamlamak isteyen kişiye ücretsiz olrak hizmet veren Çizgi TAGEM olrak bilinen platforma açılan davayı Çizgi TAGEM Direktörü Niyazi Saral yorumluyor.

Windows 8 / Windows Phone 8 Uygulama Geliştirme Videoları

 

Windows 8 / Windows Phone 8 Uygulama Geliştirme Videoları

Aşağıdaki linkten videoların bulunduğu siteye ulaşabilirsiniz.

http://robtiffany.com/proximity-sensors-and-bluetooth-in-windows-phone-8/

Perşembe, Mayıs 09, 2013

İnternet Girişimcisi Olmak İster Misin ?

4. Bilişim Teknolojileri Zirvesi (9-10 Aralık 2011) dahilinde yapılan İnternet Girişimcisi Olmak İster Misin? adlı panelin görüntüleridir. 

Girişimcilik örnekleri ve internet ve e ticaret konularında bilgi sahibi olmak isteyenler izleyebilirler.

İyi seyirler.